T3 Defense (DFNS), Avrupa'da katmanlı hava ve füze savunma mimarilerinde kullanılan kara segmenti alt sistemlerine yönelik artan talebi vurguladı.
Avrupa'daki son savunma gelişmeleri, entegre hava ve füze savunma kabiliyetlerine yapılan yatırımların arttığını gösteriyor. Bu kapsamda fırlatıcı sistemler, mobil platformlar, enerji üretim ekipmanları, komuta-kontrol altyapısı ve ilgili destek donanımları öne çıkıyor. T3 Defense'in iştirakleri, modern hava savunma sistemlerinin konuşlandırılması, işletilmesi ve sürdürülebilirliği için gerekli olan bu kara segmenti ürünlerini üretiyor.
Son dönemde öne çıkan gelişmeler arasında şunlar yer alıyor:
– Rafael tarafından geliştirilen İsrail menşeli Demir Kubbe kısa menzilli hava savunma sisteminin kara sistem bileşenlerinin üretiminin, Almanya'da Volkswagen'in eski Osnabrück üretim tesisinde araç üretiminin 2027'de sona ermesinin ardından başlaması bekleniyor. Bu girişimde Rafael, Aşağı Saksonya Eyaleti ve Münih merkezli yatırım şirketi Aurelius Capital yer alıyor. Proje kapsamında askeri araçlar, Alman enerji üretim üniteleri, fırlatıcılar ve ilgili donanımların üretilmesi planlanıyor. Böylece Almanya ve Avrupa'nın artan hava savunma ihtiyaçlarına destek sağlanacak.
– İsrail ile Yunanistan arasında yaklaşık 3,5 milyar dolar (yaklaşık 3 milyar avro) tutarında çok katmanlı hava ve füze savunma anlaşması imzalandı. Anlaşma; kısa, orta ve uzun menzilli önleyici katmanları, çok amaçlı radarlar, entegre ulusal komuta-kontrol (C2) katmanı ve ek bir insansız hava aracı karşıtı paketi kapsıyor. Programın yaklaşık dörtte biri oranında yerel sanayi katılımı öngörülüyor. Yunanistan'ın 2036'ya kadar savunma modernizasyonuna yaklaşık 28 milyar avro harcama yapmayı planladığı bildirildi.
– Alman Donanması, eylül 2026 başında, İsrail tarafından geliştirilen bir balistik füze sistemini, komuta treyleri ve fırlatıcı ile donatılmış operasyonel bir Alman gemisinden ateşleyerek canlı atış testi gerçekleştirecek.
T3 Defense Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Menny Shalom, Avrupa'nın katmanlı hava ve füze savunma sistemleri ile önleyicilerin konuşlandırılması, işletilmesi ve sürdürülebilirliği için gerekli altyapıya yatırım yaptığını belirtti. Shalom, bu mimarilerin fırlatıcı yapıları, komuta ve kontrol barınakları, enerji üretim ekipmanları, mobil platformlar, direkler, konumlandırma sistemleri ile eğitim ve simülasyon ekipmanları gibi çeşitli kara segmenti donanımlarına dayandığını vurguladı. Şirketin iştiraklerinin de bu nitelik odaklı ürün kategorilerinde faaliyet gösterdiğini, her katmanlı hava savunma ve insansız hava aracı karşıtı programın ihtiyaç duyduğu alt sistemlerde portföy oluşturduklarını ve bu alandaki fırsatları değerlendirmeye hazır olduklarını ifade etti.
(0)Comments