Eğitim öğretim sezonunun başlamasıyla beraber çocukların günün çok büyük bir bölümünü kalabalık ve kapalı ortamlarda geçirmeye başlaması, bulaşıcı hastalık riskini de beraberinde getirdi. Özellikle sınıfların yeterince havalandırılmaması, ortak eşyaların yoğun şekilde kullanılması ve öğrencilerin yakın teması, solunum yolu virüslerinin yayılmasını kolaylaştırıyor. Antalya'da görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. Fatih Ay, okul döneminde çocukların karşı karşıya kalabileceği olası hastalıklar ve bunlara karşı alınabilecek önlemler hakkında kritik bilgilendirmelerde bulundu. Uzmanlar, kapalı ve kalabalık sınıflarda yakın temas ile ortak kullanım alanlarının virüslerin yayılmasını büyük ölçüde kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.
En sık görülen hastalıklar ve yaş gruplarına göre riskler
Uzm. Dr. Fatih Ay, okul döneminde çocuklarda viral üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, RSV, el-ayak-ağız hastalığı, streptokok boğaz enfeksiyonu, orta kulak iltihabı, konjonktivit ve gastroenterit gibi rahatsızlıkların çok daha sık görülebileceğini ifade etti. Ortaokul ve lise dönemindeki gençlerde ise grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra enfeksiyöz mononükleoz gibi hastalıkların da ortaya çıkabileceği kaydedildi. Hastalıkların yayılmasında yalnızca hava sıcaklıklarındaki düşüşün değil, okul ortamındaki kalabalık yapının ve yakın temasın da son derece önemli bir rol oynadığı vurgulandı.
Aileler için hijyen, aşı, dengeli beslenme ve uyku uyarısı
Çocukların bu hastalıklardan korunması için uzmanlar öncelikle rutin çocukluk çağı aşılarının eksiksiz tamamlanmasını tavsiye ediyor. 6 aydan büyük çocuklarda yıllık grip aşısının da mutlaka değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, kronik rahatsızlığı veya bağışıklık sistemiyle ilgili sorunu bulunan çocuklarda aşının hayati önem taşıdığı ifade edildi.
El hijyeninin korunmasında çocuklara okuldan eve geldiklerinde, yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerini doğru şekilde yıkama alışkanlığının kazandırılması öneriliyor. Çocukların bağışıklık sistemini desteklemek adına yaşlarına uygun olarak günde 9 ila 12 saat uyuması ve mevsim sebze ile meyvelerinin yer aldığı dengeli beslenme düzenine sahip olması gerekiyor. Sınıfların düzenli havalandırılması, ortak eşya paylaşımının sınırlandırılması ve öksürme-hapşırma sırasında ağız ile burnun kapatılması virüs yayılımını azaltan tedbirler arasında yer alıyor.
Belirtiler sürerse doktora başvurun ve hasta çocuğu göndermeyin
Uzmanlar, ateş, şiddetli öksürük, kusma veya ishal gibi bariz belirtileri bulunan çocukların kesinlikle okula gönderilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Çocuğun evde dinlendirilmesinin hem iyileşme sürecini hızlandırdığı hem de hastalığın diğer öğrencilere bulaşmasını engellediği ifade ediliyor. Çoğu viral enfeksiyon hafif seyredip kendiliğinden düzelirken; yüksek ve düşmeyen ateş, nefes almada güçlük, kulak ağrısı, belirgin halsizlik, iştahsızlık gibi şikayetlerin 3-4 günden uzun sürmesi halinde çocuk hekimine başvurulması isteniyor. Özellikle küçük yaş grubu ve kronik hastalığı bulunan çocuklarda erken tıbbi değerlendirme, muhtemel komplikasyonların önlenmesi bakımından büyük önem taşıyor.
(0)Comments