Bursalı Şehit Yüzbaşı Kemal Bey'in mahzun hatırası

Bursalı Şehit Yüzbaşı Kemal Bey'in mahzun hatırası
View on original source
Category: Blend
Share
Archive
Like
30 Ağustos Zafer Bayramı 'nda ' Şehit Sancaktar Mehmetçik'i nasıl mahzun bıraktınız?' diye sorduktan sonra kalemi kâğıdı bir kenara bırakıp ailece yollara düştük. Ege'nin kıyıcığında bir küçük oda, güzel İzmir'in meşhur meltemi, Urla'nın dalgalı sıcak denizi derken günler geçti, gündemler değişti. Bu kez gerçekten dinlenmek için kendimi götürmemekte kararlı olduğum tatil boyunca bir de gündem detoksuna girdim. Tek satır haber okumadığım gibi sosyal medyada sadece çiçek böcek fotoğraflarına baktım, bol bol komik video izledim. Tatilin son günü dönüşe geçmeden önce hızlandırılmış bir Urla gezisi yaptık. Böylece ben de yeniden gündeme dönmüş oldum. Urla'da karadan ulaşılabilen tarihi Karantina Adası'nın kapısına kadar gittik ama içeri giremedik. Demir kapı kapalı, tabelada Sağlık Bakanlığı Ulusal ve Uluslararası Acil Afet Eğitim ve Simülasyon Merkezi yazıyor. Ada'ya ziyaretin belli koşulları var. Urla Kaymakamlığının sosyal medya hesabında o koşullar 'rezervasyon, en az 20 kişilik grup, hafta içi mesai saati ve rehber eşliğinde' diye sıralanmış. Başka deyişle 'gelmeyin' demek istemişler! Urla'nın antik çağdaki adı Klazomenai. Ada'ya giremeyince Klazomenai kentinin kalıntılarını görmek mümkün olmuyor. Neyse ki İyonya'daki 12 kentten biri olan Klazomenai bir hayli geniş bir alana yayılmış, kazılar devam ediyor. İskele Mahallesinde bir zeytinyağı işliği ve bir demirci işliği, antik kalıntıların üzerinde rekonstrüksiyonu yapılarak sergileniyor. Antik alandaki kısa gezinin ardından İskele'den şehir merkezine giden ağaçlıklı yola sapıyor, o yoldaki Yıldıztepe Şehitliği tabelası Işık'ın dikkatini çekince de direksiyonu sağa kırıyoruz. Bir süre mahalle içi diyebileceğim dar bir yolda ilerledikten sonra yavaş yavaş tepeye doğru tırmanmaya başlıyoruz. Ama ne tırmanmak! Yolun sağı solu çam ağaçlarıyla süslü, çivili yaprakların arasında denizin mavisi… Manzara muhteşem. Ne var ki göstermelik asfalt dökülmüş olan yol dardan daha dar, üstelik üzerindeki asfalta rağmen yol değil tarla mahiyetinde. 'İnşallah yukarıdan bir araç gelmez' duasıyla ardı ardına keskin virajları geçerken, şehitliklere verdiğimiz değeri bir kez daha sorguluyoruz. Tıpkı tatil öncesi yayınlanan son yazımdaki gibi... Tepeye vardığımızda bizi karşılayan manzara kat ettiğimiz yolun durumuyla kıyaslanamayacak kadar iyi. Çevre düzenlemesi özenle yapılan şehitlik son derece bakımlı ve temiz sayılabilecek durumda. Girişindeki tabeladan şehitliğin esasen bir yüzbaşı ve bir onbaşı için kurulduğu anlaşılıyor: '… Bu şehitlik, 1922 yılının Eylül ayının 11. günü İzmir'den Urla'ya cephane ve topçu bataryalarını sevk eden, 1'inci Batarya Komutanı Yüzbaşı Kemal Bey ve seyisi Onbaşı Baki'nin şehit düşmelerinden bir yıl sonra naaşlarının buraya nakledilmesiyle oluşmuştur. Yüzbaşı Kemal Bey, 1328'de subay çıktı. Balkan Harbi'ne iştirak etti. Arıburnu muharebelerinde yaralandı. Doğu harekâtlarına katıldı ve İstiklal Savaşı'mızda Urfa ve Antep bölgelerinde Fransızlara karşı savaştı. Büyük Taarruz'da 57. Topçu Alayı'nın 1'inci batarya komutanı olarak yer aldı. Bu savaşta ordumuzla birlikte düşman kuvvetlerini kovalayarak İzmir'e ulaştı. 9 Eylül 1922'de İzmir'in düşmandan temizlenmesinden sonra kendisine Urla'nın kurtarılması görevinde 1'inci Batarya Komutanı olarak görev verildi. Yüzbaşı Kemal Bey, birliğini hazırlayarak cephane ve topları ile Urla'ya devam etti. Bugün İstihkâm Okulu Kışlası olan 'Abdullah Ağa Çiftliği' civarında bulunan bozuk yollardan ilerlerken, İzmir'den kaçan Yunanlıları koruyan bir İngiliz gemisinden açılan topçu ateşi esnasında, 11 Eylül 1922 günü seyisi Onbaşı Baki ile birlikte aldıkları şarapnel parçasının tesiriyle şehadete ulaştılar. Birliğin diğer unsurları tarafından derhal şehit oldukları yere gömülerek bulundukları yer işaretlendi. Birliği görevlerini tamamlamak üzere Urla'ya devam etti. 1923 yılında bulundukları mezar açılarak her iki şehidimiz de bugün yattıkları Yıldıztepe Şehitliği'ne defnedildiler. Bir rivayete göre mezarları açıldığında her iki şehidin fiziki olarak bozulmadıkları ve üniformalı oldukları söylenmektedir.' Balkan Savaşlarından Çanakkale'ye, Doğu Cephesi'nden Kurtuluş Savaşı'na kadar ömrü savaş meydanlarında geçen Yüzbaşı Kemal Bey ve Onbaşı Baki ile tanıştıktan sonra tabelanın yanındaki merdivenlerden çıkıyoruz. Alanın tam ortasındaki iki büyük lahide doğru ilerliyoruz. Elif'in gözleri dolmuş, 'Yüzbaşı Kemal Bey, Bursalı'ymış' diyor, şaşırıyorum, Onbaşı Baki de Urfalı. 'Üstelik 11 Eylül'de şehit olmuşlar' diyorum, 'Tam da Bursa'nın kurtuluş gününde.' 'Haber yine seni buldu' diyor Işık, gülümseyerek. Yüzbaşı Kemal Bey ile Onbaşı Baki'nin mezarlarının arkasında iç güvenlik harekâtında şehit düşen asker ve polisler için birer taş konmuş. Arkasındaki duvarda yer alan yazıtta yine Yüzbaşı Kemal Bey'e ilişkin bilgiler yinelenmiş. Şehitlikte yer alan anıtın 1965 yılında yapıldığı da yine alnındaki yazıttan anlaşılıyor: 'TÜRK'ün ÖZGÜRLÜĞÜ uğruna ŞEHİT olan KAHRAMANLAR'ın yüzbaşı KEMALLER'in ve onbaşı BAKİLER'in hatıralarına; 57'nci topçu er eğitim tugayından minnet ve şükranlar ile. PRJ. mimar E. VARDAR T.B.K. Müh. mimar M. BENK 12 Eylül 1965' Şehitlikten Urla'yı seyrederken hepimizin kafasında aynı soru var: Yüzbaşı Kemal Bey kimdir, Bursa'da bir izi var mıdır, Bursa'nın Kemal Bey'den haberi var mıdır? Yeniden yola çıktığımızda daracık ve son derece kötü yolda olabildiğince dikkatle ilerlerken, bir yandan da şu anda okumakta olduğunuz yazıyı yazmaya başlıyorum aklımda. Kafamda kurguladığım yazı şöyle bitiyor: 'Ey Urla Belediyesi, ey Urla Kaymakamlığı, ey İzmir Valiliği bu mu sizin şehitlerinize verdiğiniz kıymet? Bu yolun hali ne? Hiç mi bütçeniz yok, hiç mi iş makineniz yok? Hiç mi yolunuz düşmez buraya?' Sorular soruları kovalıyor… 'Ey Bursa Valiliği, ey Bursa Büyükşehir Belediyesi!.. Urla'da bir şehidiniz var, haberiniz var mı? Şehidiniz Urla'nın Yıldıztepe'sinde mahzun. Hatırasına sahip çıkmaz mısınız?' Yazıya başlamadan önce elbette Yüzbaşı Kemal Bey ile ilgili bir internet araştırması yaptım. Değerli meslek büyüğüm Tayfun Çavuşoğlu da tam 8 yıl önce bizim gibi Yıldıztepe'deki al bayrağın çağrısına uyarak şehitliğe çıkmış. Şehitliğin 2008 yılında düzenlediği bilgisini veren Çavuşoğlu, 'Milli Mücadele'nin son şehitlerinden… Bursalı Topçu Yzb. Kemal Bey' başlıklı yazısında, Yüzbaşı Kemal Bey ile Onbaşı Baki'nin şehadetine ilişkin ayrıntılı bilgi aktarıyor: '(11 Eylül 1922) Urla'ya gitmek ve 5'nci Süvari Kolordusu'na yardım etmek emrini alan 57'nci Tümen, kıyı yolundan hareket etti ve Narlıdere' ye gelerek büyük mola verdi. Buradan itibaren Urla yolu Yunan gemilerinin ateşi altında olduğundan, dağ yolu ile gidilmeye karar verilerek güneye sapılarak Peyamlı'ya varıldı. Sahra bataryaları ile arabalı birliklerin şoseden gitmeleri gerektiğinden, bunlar ortalık karardıktan sonra hareket ederek Kızılbahçe'ye vardılar. Fakat gece de Yunan harp gemileri ateş açtılar.' (Genelkurmay Bşk, Türk İstiklal Harbi, Büyük Taarruzda Takip Harekatı, Ankara, 1995, sayfa 194) Tayfun Ağabey'in 2018'deki ziyaretinde de maalesef şehitlik yolu aynıymış: maalese '… ulaşımı araçla bile oldukça zor. Çünkü yol kesinlikle bakıma muhtaç ve yamaç bölgelerinde korkuluk bulunmaması nedeniyle ürkütücü olabiliyor.' Peki Yüzbaşı Kemal Bey'in Bursa'yla bağı, bağlantısı? Em. Kur. Alb. Nusret Baycan'ın ATASE arşivlerinden derlediği bilgileri aktarmış, Tayfun Ağabey: 'Yzb. Kemal Manastır (1328-c.Sh.Top.57) Urfa dolayları Millî Kuvvetleri Batarya komutanı, 5'nci Tümen Sahra Batarya Komutanı, 57'nci Topçu Alayı 1'nci Batarya Komutanı. Güney ve Batı Cephelerindeki Muharebelere katıldı. 11/12 Eylül 1922 gecesi Narlıdere bölgesinde şehit düştü.' Tayfun Ağabey, kapsamlı yazısında, '1911-1912 Balkan Savaşı'nın ardından Anadolu'ya dönen Türklerin yerleştiği kentlerin başında Bursa geldiğinden, gerçekten Manastır doğumlu olsa bile Yüzbaşı Kemal Bey'in kayıtlara Bursalı olarak geçmiş olması ihtimali yüksek.' Değerlendirmesi yapıyor. Yazıya nokta koymadan önce yaptığım son araştırmaların ardından Yüzbaşı Kemal Bey için şöyle bir özgeçmiş çıkardım: 'Manastır doğumludur. 1328/1912 devresinde topçu subayı olarak yetişti. Teğmen olarak Balkan Savaşları'na katıldı. Manastır'ın Osmanlı'nın elinden çıkmasıyla memleketine dönemedi, (ailesiyle) Bursa'ya yerleşti. Çanakkale Savaşı'nda Arıburnu Muharebeleri'nde yaralandı. Urfa Savunmasındaki Topçu Kumandanı Üsteğmen Kemal Bey'di. Büyük Taarruz sırasında 57. Topçu Alayı 1. Batarya Komutanı Yüzbaşı Kemal Bey'di.' Yolunuz Urla'ya düşerse Yıldıztepe Şehitliği'nde mahzun, sizi bekleyen bir hemşeriniz olduğunu unutmayın. Bir selamınızı bir Fatiha'nızı esirgemeyin.

(0)Comments

 

A note on cookies

Newshunt uses essential cookies to keep you signed in and to remember your language and country, so the site works the way you expect. With your permission, we'd also like to use analytics cookies to understand how people use Newshunt and improve it over time.

Accepting only affects analytics. To learn more, view our Privacy Policy or Terms & Conditions.